Bloğumu şansım için bir araç olarak kullanma vakit geldi bu çekilişe katıldım, haydi bana bol şans;)
Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın!
http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/
sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

Bugün okuduğumda beni çok etkileyen bir yazı Haber Fabrikası’ndan….

Ey Sevgilim
Ey sevgilim, ey birtanem, ey ‘ben’tanem!
Aç gözlerimi hadi…
Ve anımsa.
Günlük ezberimizin bozulduğu, sıradan söylemlerimizin kekeleştiği ilk göz sevişmelerimizi anımsa.
Sınırlanmış yaşantımızı ilk yırtışımızı…
Dayatılanlara, sunulanlara yenik düşmüş bakışlarımızın ilk dirilişini, direnişini…
Tarih yaratıyordu artık o gözler… Anımsa.
Yüklüydük, gayrı insani yüklerin en ağırıyla…
Aşk bu, kolay mı öyle kapıp da kaçmak? Kolay mı öyle tarih yaratıp da zamanın insafına terketmek?
Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe… Beslenmesi gerekirdi.
Azalmanın değil çoğalmanın hücresiydi sırtladığımız… Bütün hallerimizin çekirdeğiydi.
Artık silahımız da oydu… Atom bombamız da.
Nice acılı ve zalim çalkantıların arasından hep onun sayesinde sıyrılacaktık.
Onu kaybetmemeliydik. O bizim tarihte ilk kurtarılacak ve hep kurtarılacak üretim aracımızdı.
Zamanla hesaplaşmamızda, didişmemizde, cebelleşmemizde tek kalemizdi. “Büyük dünya”ya karşı verdiğimiz mücadelede “Küçük dünyamız”dı, savunma alanımızdı, sığınağımızdı.
Ey sevgilim, ey aşkım!
Sen var ya sen, hep uğruna mücadele ettiğim barıştın, huzurdun.
Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün.
Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin.
Sakındığımdın. Ödediğim bedellerin nimetiydin. Hep yaşadığım ama hiç erişemediğimdin.
Sevgilim!
İnan ben seni onursuz hiçbir sevdayla aldatmadım.
Bedelin pahalıydı, ödedim… Ödeyeceğim.
Ve günün birinde sevgilim, gözlerim yorulanda…
Çağır çocukları yanına.
Aç gözlerimi son bir kez.
Onlara bebeklerimi göster ve de ki:
“Sizin babanız beni işte bunlarla sevdi.”

Por uno cabeza&Scent of Woman&Al Pacino ve çok daha fazlası benim için….

Kenar  —  Yayınlandı: Aralık 27, 2011 / Uncategorized

Belki şehre bir festival gelir dedik geldi:) Aşağıda kısa bir bilgi ve tüm bilgilere, şehrinizdeki festivale ilişkin programlara ulaşabileceğiniz linki de veriyorum…

1995 yılında çıktı yola Gezici Festival… Sinemanın seçkin örneklerini Türkiye’nin değişik kentlerindeki sinemaseverlere sunmak ve Türk sinemasını dünyaya tanıtmak için.

Gezici Festival yollara düşmeden önce, sinema yalnızca bir gazete ya da televizyon haberinden ibaretti Türkiye’nin ücra köşelerinde yaşayan insanlar için. Sinema salonu bile olmayan kentlerde, sinema ulaşılması mümkün olmayan bir düştü. Festivalin ayağının değdiği yerlerde sinema salonları açıldı önce, birbirinden büyülü filmler yansıtıldı perdeye. Artık her sonbahar gözlerini yola dikip festivalcilerin kentlerine gelmesini bekleyen, sinema salonlarına sığmayan meraklı ve vefalı bir izleyici kitlesi vardı.

Festival katarında yalnızca filmler yoktu elbette… Her ülkeden yönetmenler, oyuncular, senaristler, sinema yazarları ve öğrenciler de doldurdu kentleri… Atölyeler, söyleşiler, film çekimleri… Sinema hiç bu kadar iç içe, kucak kucağa olmamıştı kitlesiyle… Sanat, gündelik hayatı hiç bu kadar kuşatmamıştı.Dünya sinemasının en yeni örnekleri, ustalara adanmış bölümler, Türkiye’den yeni filmler, sosyal ve kültürel konuları sinema aracılığıyla gündeme getiren özel gösterimler ve kısa film seçkileri ile Gezici Festival her yıl bir ay boyunca farklı kentlere konuk oldu.. Son on altı yıl içinde Ankara, Artvin, Bakü (Azerbeycan), Bursa, Çanakkale, Drama (Yunanistan), Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kars, Kayseri, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Saraybosna (Bosna Hersek), Tiflis (Gürcistan) ve Üsküp (Makedonya) kentlerinde gösterimlerini gerçekleştirdi..

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek Uluslararası Yarışma’da Birincilik Ödülü (10.000 EURO), İkincilik Ödülü (1000 EURO) ve Sinema Yazarları Derneği SİYAD’ın verdiği ödülün yanı sıra izleyicilerin oylarıyla belirlenen ve festivalde yer alan kısa filmlerden birine verilen İzleyici Ödülü verilmektedir. Festivalin bir amacı da konuk olarak ülkemize gelen yabancı sinemacılarla Türk sinemacıları bir araya getirmek ve ortak projelerin oluşmasına katkıda bulunmaktır. Festival Yönetimi, programdaki filmlerin ticari gösterime girmesi veya televizyonda yayınlanması konusunda da çaba harcamaktadır. Gezici Festival 2006’dan bu yana “Sinema Konuşalım” başlığı altında gençlik buluşması gerçekleştirmektedir. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen genç sinema öğrencileri usta sinemacılarla buluşmaktadır. Zeki Demirkubuz, Tuncel Kurtiz, Tarık Akan, Reha Erdem, Derviş Zaim, Erkan Oğur, Cem Yılmaz, Serra Yılmaz, Gökhan Tiryaki, Çiçek Kahraman ve Natali Yeres gibi birçok sinema profesyonelini geleceğin sinemacılarıyla buluşturan “Sinema Konuşalım” etkinliği büyük bir okul olma amacını taşımaktadır.

Gezici Festival, Türkiye’den ve yurtdışından sinemacıları çeşitli atölyeler için konuk etmekte ve bu atölyeler süresince ülkemizden gençler yurtdışından gelen konuklarla birlikte filmler üretmektedirler.

Kenar  —  Yayınlandı: Aralık 8, 2011 / Gündem, gezi, Sanat, Uncategorized, YAZI
Etiketler:, ,

Hakan Vreskala

Yayınlandı: Nisan 11, 2011 / Gündem, Genel, Müzik, Sanat, Türkü
Etiketler:, , , , ,

İsveç’te yaşayan bir Türk müzisyen…eğlenceli, manalı 😉 sözleri ve müziği kendisine ait bir parçası var ki çok güzel…
buyrun izleyin….
xezala min, delala min,
Ez kurdî nizanim
keca kurdan, jiyana min
Ez te hez dikim

gellek

turk kurt kardes falan degil
ayan beyan sevgilidir
ayiran kalles degil ancak
hayatin tam da kendisidir

sen silvanin corak ovalarinda
ben kordonun arka sokaklarinda
buyutulmusuz bunca zaman
teslim oldum kaderime inan

dinlemem kimseyi
gönlumun eylemi
bir temenni benimki
yasasin halklarin aşkı….

her öpusmemiz daraltacak
irkciya fasiste dunyayi

her sevismemiz yol acacak
yeni bir kozmik isimaya

kudurup köpurseler bile
kece kurdamsin böyle biline
sözleri siwan perwer yazdi
sezen aksu besteledi bu aski

dinlemem kimseyi
gönlumun eylemi
bir temenni benimki
yasasin halklarin aşkı

xezala min, delala min,
Ez kurdî nizanim
keca, kurdan, jiyana min
Ez te hez dikim

gellek

 

 

Bandista’nın konserlerinin müdavimlerinden biri olarak bu kez Boikot ile hem de İzmir’e geliyor olmaları heyecanından sonra sonunda konser gerçekleşti…26.03.2011 tarihli Boikot_Bandista yollara düştüler ve turnelerinin İzmir ayağını başarıyla coşkulu. Bol coşkulu, bol sloganlı, eğlenceli bu konserden miras Boikot’un imzaladığı bateristlerinden kaptığım bagetleri, ve hoplayıp zıplamaktan bitap düşmüş bir vücut kaldı geriye. Onlar kendileri de tabir ettiği gibi bizlere hikayelerini anlattılar. Aslında bu hikaye hepimizin hikayesiydi, hepimizin bildiği ve tanık olduğu hikayeler…Bir yol hikayesi dedi Bandista’nın solisti…
Veeeee hasta la victoria siempre!
İşte O baget!!!!

 

 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.